İkinci el otomobil fiyatlarının yükselmesiyle birlikte, piyasa değerinin altında satılan hasar kayıtlı araçlar birçok alıcı için cazip bir seçenek haline geldi. Ancak ilanı tıkladığınızda karşınıza çıkan “Ağır Hasarlı” veya “Pert Kayıtlı” ibareleri kafanızı karıştırıyor olabilir. Bu rehberde; pert ve ağır hasar arasındaki ince çizgiyi, bu araçların trafiğe çıkıp çıkamayacağını ve satın alırken hayati önem taşıyan…
İkinci el otomobil fiyatlarının yükselmesiyle birlikte, piyasa değerinin altında satılan hasar kayıtlı araçlar birçok alıcı için cazip bir seçenek haline geldi. Ancak ilanı tıkladığınızda karşınıza çıkan “Ağır Hasarlı” veya “Pert Kayıtlı” ibareleri kafanızı karıştırıyor olabilir.
Bu rehberde; pert ve ağır hasar arasındaki ince çizgiyi, bu araçların trafiğe çıkıp çıkamayacağını ve satın alırken hayati önem taşıyan kontrol noktalarını detaylandırdık.
Bir aracın kaza sonucunda aldığı hasar, aracın piyasa değerinin belli bir oranına ulaşmasa da ciddi onarım gerektiriyorsa bu durum “Ağır Hasar” olarak nitelendirilir.
Genellikle aracın değişen parçaları, işçilik maliyetleri ve onarım süreci sigorta şirketi tarafından karşılanır. Ancak hasar tutarı çok yüksekse ve aracın hayati parçalarında (şasi, podye, direkler) işlem yapılması gerekiyorsa sistemde ağır hasar kaydı olarak görünür.
Ağır hasarlı bir araç, onarımı yapıldıktan sonra muayeneden geçerek trafiğe çıkabilir. Burada kilit nokta, onarımın kalitesidir.
Halk arasında “Pert” olarak bilinen durum, sigortacılık literatüründe Tam Hasarlı veya “Tam Zayi” olarak geçer. Bir aracın pert sayılabilmesi için kaza sonrası onarım masraflarının, aracın kaza tarihindeki rayiç bedelinin (piyasa değerinin) %70’ini aşması gerekir.
Bu durumda sigorta şirketi, aracı tamir ettirmenin ekonomik olmadığına karar verir ve araç sahibine rayiç bedeli öder. Araç ise sigorta şirketine geçer.
Burada iki senaryo vardır: Araç tamir edilemeyecek durumdaysa “Hurda Belgesi” düzenlenir. Bu araçlar asla trafiğe çıkamaz, sadece yedek parça olarak kullanılır. Araç ağır hasarlı olsa da onarılabilir durumdaysa “Çekme Belgesi” ile trafikten çekilir. Bu araçlar, standartlara uygun şekilde onarılıp TÜVTÜRK muayenesinden geçerse tekrar trafiğe dönebilir.

Karar vermenizi kolaylaştırmak için temel farkları bir tabloda özetledik:
Fiyat avantajı (%30 – %40 daha uygun) nedeniyle bu araçlar tercih edilebilir, ancak bu “Rus Ruleti” oynamak anlamına gelmemeli. İşte uzman tavsiyeleri:
Satıcıların en sık kullandığı “Hasar büyük değil, sigorta şirketi şişirmiş” cümlesine şüpheyle yaklaşın. Sigorta şirketleri kâr amacı güder ve durduk yere hasar bedelini yüksek göstermek istemezler.
Bir aracın alınabilirliğini belirleyen en kritik nokta Airbag sistemidir. Patlamış, dirençle kandırılmış veya içi boşaltılmış hava yastığına sahip bir araç, kaza anında sizi korumaz.

Aracın iskeleti olan şasi ve podyelerde işlem, kaynak veya düzeltme varsa o araçtan uzak durmanız tavsiye edilir. Bu bölgelerdeki hasar, aracın yol tutuşunu ve kaza anındaki mukavemetini bozar.
Mahalle arası tamirciler yerine, TSE belgeli kurumsal ekspertiz firmalarını tercih edin. Ekspertiz raporunda özellikle şu noktalara baktırın:
Airbag kontrolü (yazılımsal ve fiziksel) Emniyet kemerlerinin durumu (fişekli mi, gergili mi?) Şasi ve direklerdeki işlemler

Pert kayıtlı veya ağır hasarlı araç alınır mı? Evet, alınabilir. Ancak bu aracı “binici” olarak almalısınız, yatırım aracı olarak değil. Satarken zorlanacağınızı ve değer kaybı yaşayacağınızı bilerek; şasisi düzgün, hava yastıkları orijinal şekilde onarılmış bir aracı piyasanın %30 altına almak mantıklı bir ticaret olabilir.
En temel fark hasar oranı ve hukuki durumdur. Ağır hasarlı araçlarda onarım bedeli yüksektir ancak araç onarılıp trafiğe çıkabilir durumdadır. Pert (Tam Zayi) araçlarda ise hasar, aracın piyasa değerinin %70’ini aşmıştır ve araç genellikle trafikten çekilir.
Standart kasko poliçeleri genellikle ağır hasarlı araçları kabul etmez. Ancak bazı sigorta şirketleri, “Pert Kasko” veya “Ağır Hasarlı Araç Kaskosu” adı altında, daha dar kapsamlı ve primi yüksek özel poliçeler düzenleyebilmektedir.
Çekme belgeli bir araç, o haliyle trafiğe çıkamaz. Trafiğe çıkabilmesi için öncelikle hasarının onarılması, ardından TÜVTÜRK muayenesinden kusursuz geçmesi ve noterde ruhsat işlemlerinin yapılarak plaka takılması gerekmektedir.
Bu tabir genellikle satıcıların kullandığı bir pazarlama taktiğidir. Sigorta şirketleri eksper onayı olmadan ve gereksiz yere yüksek ödeme yapmazlar. Bu nedenle “şişirilmiş hasar” söyleminden ziyade, değişen parçalara ve işçiliğe odaklanmak gerekir.
Kesinlikle yapılmalıdır. Aracın sadece kaportasına değil; şasi, podye, direkler ve en önemlisi hava yastığı (airbag) sistemlerine detaylıca bakılmalıdır. Güvenlik donanımları iptal edilmiş bir araç hayati risk taşır.
Otomobil yedek parça dünyasındaki yenilikler. Otomobil bakım rehberleri ve teknik ipuçları tek adreste. Sürüş güvenliğiniz ve araç performansınız için hazırladığımız içerikleri keşfedin.
Yorum Yap